Ana içeriğe atla

Tavşan Peter Masalı kitabı İncelemesi

Yazar: Emma Thompson
Kitabın Adı: Tavşan Peter Masalı
Sayfa Sayısı: 65
Resimleyen: Eleanor Taylor


(Kitap hakkındaki eleştirilerimi yazının sonuna bırakıyorum, yazının başında ön yargıya kapılmanızı istemiyorum.)

Beatrix Potter'ın orijinal hikayesinden esinlenilmiştir, ifadesi kitabın kapağında yerini almış. Ayrıca yazar ''Sevgili Okur'' başlığını açarak bu kitabı neden yazdığını okuyucusuna açıklamıştır. Çocukluğunda babasından dinlediği Beatrix Potter'ın kitabı, ona ilham kaynağı olmuştur.

Kitaba geçmeden önce, elimdeki eserin ilham kaynağı olan Beatrix Potter' dan bahsetmek istiyorum bir miktar. 1846  - 1943 yılları arasında İngiltere'de yaşayan yazar; o dönem kadın hakları konusunda oldukça sıkıntı yaşamasına rağmen, kabuğunu kırmayı başarmış ender kişilerden biridir.

Yazar, illüstrator, çevreci ve doğa bilimcidir. İlerleyen dönemlerde çitflikler satın alarak tarımı desteklemeye çalışmış, herdwick türü koyunun neslinin tükenmemesi için yoğun çalışmalar yapmıştır.

Varlıklı bir ailenin kızı olan Beatrix Potter, iyi bir eğitim almıştır. Ancak dönemin düşünce yapısının dışına çıkamayan aile, onun çalışmalarını desteklememiştir. Toplum ve ailesinin direncine rağmen o döneme göre aykırı işler yapmış ve tarihin güçlü kadınlar listesinde kendine yer bulmuştur.

Gelelim Emma Thompson'un kitabına...

Peter yeni yerler görmek istiyor ve kuzenini karşı çıkmasına rağmen fikrinden vazgeçmiyor.







.

 O sırada bir arabanın içindeki piknik sepetine giriyor ve bulduğu yiyecekleri yemeye başlıyor; kısa bir süre sonra uyuyakalıyor. Derken araba hareket ediyor ve onu uzaklara taşıyor. Elbette arabadakiler sepetteki yiyeceklerin bittiğini gördüğünde o arabadan çoktan uzaklaşmış oluyor. Ailesine hiç haber vermeden oldukça uzaklara giden Peter, neyseki Finlay McBurney ile karşılaşıyor.

Her yıl düzenlenen kasabanın geleneksel oyunlarına katılıyor. Etrafı keşfetmek isterken 'GİRİLMEZ' tabelasıyla karşılaşmasına rağmen içeri giriyor. Dev bir tupla karşılaşan Peter, bir iki ısırık derken turpun içini yiyip bitiriyor.

O daha turpun içindeyken turp hareket etmeye başlıyor ve oyun alanına doğru ilerliyorlar. Peter içinin boş olduğunu kimsenin bilmediği turpu, oldukça uzağa fırlatarak oyunu kazanıyor; ancak vicdanı rahat etmeyip aslında turpun içinin boş olduğunu itiraf ediyor. Böylece kazandığı kupayı asıl sahibine iade ediyor.


E peki, ne var neyi eleştireceksin kitabın sonu da harika bitti diyebilirsiniz. Ben de bu düşünceye katılıyorum, kitabın sonundaki mesaj oldukça güzel.

Fabllar yani hayvan masalları; insanlara hayvanlar aracılığıyla ders verme amacını güder. Çocuklar kitabı okurken doğru ve yanlışı değerlendirebilecek mukayese gücüne sahip değil. Bu yüzden onlara okuduğumuz kitaplar ve verdiği mesajları ben çok önemsiyorum.

Kitabın başında Peter sepetin içine girdi ve oradaki yiyecekleri yedi. Sepetin içindeki yiyeceklerin bittiğini gören kişiler bu durumdan hayli rahatsız oldu. Girilmez yazısına rağmen Peter içeriye girip turpu yedi.

Her iki durumda hırsızlıktı ve başkalarının eşyalarının izinsiz bir şekilde alınması çocuklara normalmiş gibi gösteriliyor. Kitabı okurken Peter'in bu davranışının yanlış olduğunu ayrıca konuştuk kızımla.

Karakterlerin yanlış davranışları üzerinde konuşmak, bunları çocuklara örneklerle açıklamak gerekiyor.

Kitabın çizimleri oldukça güzel... Çocukları kitabı okuma konusunda olumlu etkilediği şüphesiz. Kalın kapağı ve harika çizimleri kitabı epey ilgi çekici hale getiriyor; değindiğim birkaç noktaya dikkat ederek çocuklarınız için daha faydalı hale getirebilirsiniz okuma saatinizi.













Yorumlar

  1. Çok güzel kitaplar tanıtıyorsunuz tavşan peter masal kitabınıda beğendim ama artık çocuklar bunlarla değil tablette oyunlarla çizgi filmlerle uyumak istiyor tabi biz elimizden geldiğince sizin tarafta tutmaya çalışıyoruz ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  2. öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kızım beş yaşında, biz kitap okuyarak uyumayı rutin haline getirdik, bebekliğinden itibaren kitap okuyarak. Küçüğüm iki yaşında kitap okuyacağız hadi yatağa dediğim zaman koşarak gidiyor yatağına. Tablet ve telefondan şimdilik uzak tutuyorum ama zamanla onlarda mutlaka ilgilenmek isteyeceklerdir teknolojik aletlerle. Sanırım önemli olan kitap sevgisini aşılayabilmek küçük dimağlara.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elimden geleni yapmakla beraber her sevdiği istediği kitabı çok sıkıntılı olmadığı sürece almaya çalışıyorum ki hevesi kaçmasın :)

      Sil
    2. Benim çocuklarım da, uyku saatinde hadi kitap okuyayım size dediğimde koşarak gelirler.

      Sil
    3. Hayat boyu onları besleyecek, geliştirecek harika bir alışkanlık edinmelerini sağlamışsınız; ne mutlu size!

      Sil
  3. Çocuk kitapları yorumlayan blog fikrinizi çok beğendim. Paylaşımlarınızın devamını dilerim.

    YanıtlaSil
  4. çok teşekkür ederim her zaman beklerim.

    YanıtlaSil
  5. Yeni kitaplar gelecek diye umuyorum :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kardeşimin Hikayesi

Kitabın Adı: Kardeşimin Hikayesi
Kitabın Yazarı: Zülfü Livaneli
Sayfa Sayısı: 330
Basım yılı: 2013
Yayınevi: Doğan Kitapçılık



Ahmet Arslan, oldukça garip birisidir. Herkesten uzaklaşarak İstanbul'un Çatalca İlçesinde bulunan Yalıköy'de köpeği Kerberos ile birlikte yaşamaya başlar. Sakin giden hayatı Arzu Kahraman'ın öldürülmesiyle bir anda değişir.



Cinayeti araştırmak için gelen meraklı gazeteci kız, her ne kadar ilk başlarda Ahmet Arslan'ı rahatsız etse de zamanla gazeteci kıza ilgi duymaya başlar.

Ahmet Arslan; Mehmet ismindeki kardeşi ve kendi hayatını anlatmaya başlayınca gazeteci kız araştırdığı cinayeti unutur. Çok ilginç ve acı olaylar yaşayan Ahmet Arslan, başından geçenleri anlattıkça gazeteci kız, daha da meraklanır.

 Burada ayrıntılardan bahsetmek istemiyorum zira, kitabın can alıcı noktası aslında bu bölümleri. Bu konuda en ufak bilgi, kitaptan alacağınız hazzı alır götürür. Eser, her ne kadar meltem gibi esse de ilk sayfalarda, zamanla rüzgar şiddetini arttırı…

ERMİŞ

Kitabın Adı: Ermiş
Yazar: Halil Cibran
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Yayınlandığı Yıl: 1923



Kendi gerçeğini arayan Halil Cibran, okuyucunun da kendi gerçeğini bulması noktasında yol gösteriyor. Denizin kıyısında, mehtabın altında otururkenbirden farkettiğin pırlantaları toplamak kadar heyecanlı ve keyifliydi Ermiş'i okumak. Hikmet pırlantalarının hepsini, heybeme doldurmak isterdim ama öyle bir okumayla hazmedileceğe benzemiyor eser. 







Kitabı yavaş yavaş, defalarca aynı paragraflara dönerek okudum. Halil Cibran'ın filozof tarafı kitapta vücut bulmuş. Açıkçası bu kadar ince bir kitaba bu denli yoğun içerik sığdırmak her yiğidin harcı değil. Gözleriniz satırlarda kayarken yüreğinizi bir hayranlıktır kaplıyor elinizde olmadan.


Kitabın Konusu: El mustafa, seneler önce Ophalese kentine gelip bildilerini insanlara öğreten bir bilgindir. 12 yıl bu kentte kalır ve her şeyi öğrettiğini fark ettiğinde gitme zamanının geldiğini fark eder. Ona en çok saygı duyan ve ikirlerini benimseyen …

ALAMUT

Alamut,Vladimir Bartol tarafından yazılan efsane kitap! Haşhaş içerilen , gözü kapalı gençler; en iyi şekilde eğitilen dilberlerin bulunduğu, eşsiz bahçelere alınıyor. Kızlar, cazibesini kullanarak; şarap ve haşhaşın da yardımıyla onları cennette olduğuna ikna ediyor. Dünyada cenneti yaşatan Hasan Sabbah'ın peygamber olduğuna inanan delikanlılar, ebedi cennete gidebilmek için, ateşe üşüşen pervaneler misali ölüme koşan fedailere dönüşüyor. Hasan Sabbah'ın tam da istediği bu ve tarihin en kanlı örgütünün ağlarını yavaş yavaş örüyor. ( İyi ki günümüzde fedailer yok diye şükrettim; çünkü IŞİD'den daha acımasız ve gözü karalar.😡) Kılı kıpırdamadan hançeri kalbine saplayan, gönül hoşnutluğuyla kendini uçurumdan atan fedailer, Selçuklu Devletinin korkulu rüyası haline geliyor.

Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah düsturuyla hareket ettikleri için, onları amacına ulaştıracak her yolu olağan sayıyorlar.

Yazar on yıllık araştırmadan sonra yazmış eserini. Kitap sadece hayal gücüne …